Hani derler ya;

“Bayram gelmiş neyime, anam anam garibem…”

İşte bu bayram da aynen öyle bir cinsten bayram!

Millet de para pul zaten yoktu, son kitlesel olaylar nedeniyle düşen doları kaldırmak için merkezden koy verilen 30 milyara yakın dolar denilen ABD parası bizim parayı tepetaklak etti, dolar her ne kadar iç piyasada 38, serbest piyasada 40-42 liradan işlem görüyorsa da yurt dışında 1 doları 45-47 liraya alabiliyorsunuz…

Adamlar biliyorlar liranın sübvanse edildiğini…

Evet; zor bayram bu bayram;

Çarşı Pazar alışverişi yapamadı millet, fiyatlar şaha kalkmış, torunlarına çikolata alamayanlardan geçtik bayram harçlıklarını bile veremeyen dedeler hasta ayaklarına yatıyorlar,

Evde pasta börek yapmak da eskidenmiş(!)

Hele öyle gelene gidene sofra kurmak, aman aman aman…

Cıssss!

Zonguldak’tan Trabzon’a akrabaları görmeye gitmek mi?

Hehhehheeeee…

4 kişilik aile, bilet parası, yolda çay kahve parası vs. derken gidiş geliş 20 bin tele.

Hadi git yiyorsa?

Diyelim bulunduğunuz yerde kaldınız, çocukları bir eğlence merkezine götüremezsiniz, bir dakikalık bir oyun 50 lira, dört beş oyuna indi bindi 250, iki çocuk 500…

Hadi bindir de görelim?

“Bindiremezsen çarşıya indir” bari dermişim, indir ama bu günlerde çarşı da sakat, kaldırımda yürürken birileri slogan mlogan atar, adamlar bilmezler tutarlar kolundan seni içeri atarlar, kör tuttuğunu seviyor bu günlerde…

Çoluk çocuk bir yere gidip oturmaya kalksanız, feleğiniz şaşar walla.

Hepsini bırak, Yayla mahallesinden kalktın Siteye ananın elini öpmeye gideceksin di mi, hem de çoluk çocuk; 5 kişi gidiş geliş 500… Amcalar, dayılar filan toplarsan bayram ikramiyen yetmez koçum…

Hadi git bakalım?

“Evde oturayım açayım gazozu(!)” derseniz, o gazozun en ufağı bin liradan başlıyor;

Hadi iç bakalım?                                                                                                                 

Benim bile yazarken moralim bozuldu,

Şimdi doğru değil mi o özdeyiş, haaa?

Bayram gelmiş neyime…

O yok, bu yok, huzur yok;

Bir sindirme politikasına esir edilmek istenen bir halk var sadece. Sosyal alanda da, ekonomik alanda da,

Ve tüm bu olumsuzlukların gölgesinde şeker bayramı!

Ne bayram… Ne bayram…

“Bayramınız kutlu olsun” demek istiyorum ama inanın içimden gelmiyor,

Olmayacak duaya “amin” denmiyor,

“Keyfinize bakın” diyorum sadece,

Üzülmeyin!..

Her şey daha güzel olacak;

Bayramlar da…

Ve bir hatırlatma; fitreniz zekatınız ne verecekseniz verin ama verirken paranızın gideceği yeri iyi seçin… Tarikatlara, ırz düşmanlarına, bağışları kendilerine yurt dışında saraylar yaptırmak için kullananlara, 5 yıldızlı otellerde toplantılar düzenleyenlere,  fakire fukaraya aktarmayanlara paranızı kaptırmayın. Benim önerim LÖSEV, ÇYDD, Mehmetçik Vakfı, ilacını SGK’nın karşılamadığı minikler ve çevrenizdeki tanıdığınız garibanlardır; yine de siz bilirsiniz…